atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Aleviliği ve Alevileri Küçümsemek

Bizler Aleviyiz.

Aleviliği elimizden geldiğince yaşamaya, Alevilik inancının ilkeleri doğrultusunda yaşamımıza yön verip yaşamımızı anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Elimizden geldiğince Aleviliği tüm boyutlarıyla bilmeye, öğrenmeye bu amaçla sürekli bu noktalarda kendimizi geliştirmeye bilgi birikimimizi arttırmaya gayret ediyoruz.

Bütün bunların yanında elimizden geldiğince Aleviliği tatbik etmeye çalışıyoruz. Bunun için dernekler ve en önemlisi cemevlerimizin olması ve çalışma yürütmesi için gayret gösteriyoruz.

Yani sistematik bir şekilde, süreklilik arz edecek şekilde cem ibadetine katılmaya çalışıyoruz. Yine bireysel olarak Aleviliğin ön görmüş olduğu ibadetimizi yapmaya çalışıyoruz.

Her perşembe delilimizi uyandırmaya, canlarımızla Hak kelamı etmeye, Muharrem de ve Hızırda oruç tutmaya, aşure kaynatmaya, kurban bayramını, Nevruzu ve Hıdrellezi kutlamaya çalışıyoruz.

Bunlarla beraber toplumsal olarak haklarımızın alınması, hayatın her alanında eşit yurttaşlığımızın olması, can ve mal güvenliğimizin olması için toplumsal mücadele yürütüyoruz.

Yine dışımızdaki Alevilerin (bizden farklı etnik kimlikli ve farklı coğrafyada yaşayan Alevilerin) elimizden geldiğince yardımına koşmaya gayret ediyoruz.

Alevilerin şahsında nerede bir mazlum varsa, nerede bir dışlanmış ve ötekileştirmiş olan varsa onunla birlikte olmaya çalışıyoruz.

Belki sayımız çok değil. Belki yaptıklarımız çok yetersiz. Fakat mevcut cemevlerinde ve derneklerde kurbanlar tığlanıp, kazanlar kaynıyorsa, çerağlar uyandırılıp cem yürütülüyorsa, semah dönülüp lokmalar paylaşılıyorsa; yani bir hizmet varsa işte bu hizmeti bizler yapıyoruz.

Dediğim gibi belki çok değiliz, belki yaptığımız hizmet çok verimli değil, belki bir çok noktada hata ve eksikliklerimiz var. Fakat tüm bunlara karşın eğer bir hizmet yürütülüyorsa, en basitinde cenazelerimiz artık başka mabetlere gitmiyor ve Hakka yürümüş olan yakınlarımıza karşın son görevimizi cemevimizde yerine getiriyorsak; bu işte inançlı ve ikrarlı canlarımızın sayesindedir.

Bu canlardan biri olarak zaman zaman bazı “büyük adamların” çeşitli eleştirilerine, yer yer hakaret ve küçümseyici tavırlarına şahit oluyorum.

Bu büyük adamlar bir vesileyle cemevlerimize ve derneklerimize geldiklerinde mekanımızda olduklarını unutup Sünnilere ve başka inanç mensuplarına gösterdikleri saygının hiç birisini bize göstermeksizin hemen bizlere hakaret etmeye, küçük düşürmeye çalışırlar.

Örneklersem: bunlar büyük adamlar ya, dinler tarihini bunlar biliyor. Dinlerin hepsini bunlar biliyorlar. Hristiyanlığı ve tüm mezheplerini, Sünniliği ve tüm tarikatlarını, Budizm'i, Hinduizmi, Taouzmi, Yahudiliği... Dinin insan hayatındaki yerini, toplumsal işlevini, tarihsel gelişim süreçlerini...

Bunlar büyük adamlar oldukları için sadece dini değil, sosyal bilimlerin hepsini, ekonomi bilimini, toplumsal değer yargılarını, aile değerlerini.... Yani bu büyük adamlar “her şeyi, ama her şeyi en iyi şekilde bilirler”.

Yaşamı fethetmiş kişiler bunlar. Hatta bunlar sıradan insanlar değillerdir, üst insanlardır.

E böyle donanımlı oldukları için, her şeyi bildikleri için, tüm yaşamı ve sırlarını ve hatta atom çekirdeğininde çekirdeğini çözdükleri için Alevilik onlara “çok basit ve yavan” geliyor.

Yapmış olduğumuz ibadetler, vermiş olduğumuz hizmetler onlara çok basit, sıradan ve anlamsız geliyor.

Cemimizi neden yerde oturarak yaptığımızı sorgularlar, neden 1400 yıl önce olmuş olan bir Arap'a gözyaşı döktüğümüzü alaya alırlar, çerağı yakmamızın gereksiz olduğunu söyleyip elektriğin daima yandığını söylerler, kurbanları dolayısıyla lokmaları gereksiz ve ilkel bulurlar.

Bulurlar da bulurlar.

Her şeyimizde bir hata, eksik ve kusur bulurlar bu çok bilmiş ve büyük adamlar.

Ben bu tür adamlarla karşılaştığımda zaman zaman sabır sınırlarımı zorlasam da yinede sakin kalmaya çalışıyorum.

Onların eleştirilerine binlerce sayfa yazı ile cevap verdiğim halde bazen bunun onlar için bir anlam ifade etmediğini görüyorum.

Bu durumda şunu yapıyorum.

Onlara diyorum ki: “yav kardaşım, sizler büyük insanlarsınız. Bizlerse gundiyiz, geriyiz, cahiliz. Sizin gibi büyük adamların ne işi var cemevimizde, derneğimizde?

Sizin gibi büyük bir insan bizler gibi geri, cahil, zavallı gundileri ne yapsın?

Lütfen gidin sizin gibi büyük insanlarla muhatap olun. Bizi, inancımızı, derneğimizi, cemevimizi terk edin. Bizler inancımızdan ve değerlerimizden memnunuz.

Hakka bin şükür ki Hak yolunda hakikat arayıcılarıyız. Size basit, değersiz ve ucuz gelebilir. Ama bizler inancımızdan ve ibadetimizden hoşnuduz.

İnşallah bizlerde bir gün sizin gibi büyük adam oluruz da bizlerde atom çekirdeğini parçalar Mars gezegenine sizin gibi gökdelen dikeriz. Fakat o zamana daha çok var. Hem sizin gibi büyük adam olmak öyle kolay mı?

Tüm bu sebeplerden ötürü hadi geldiğiniz kapıdan gidin ve sizin gibi büyük adamlarla birlikte olun. Bizi kendi değerlerimizle mabedimizde baş başa bırakın”.

Bunlar kapıdan giderken el sallar onların daha iyi anlayacağı şekilde bye bye deriz. Bu arada gülmeyi unutmadan.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!