atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Alevilerin Başkalarına Özenmelerine İhtiyaçları Yoktur

Alevilik hakkında belki çok şey bilmiyoruz.

Yine bilmediğimiz için Aleviliği tam olarak yaşama konusunda sıkıntılarımız var.

Aleviliği bilme, öğrenme ve yaşama noktasında baskılar, engellemeler var.

Yani Alevi olmak ve bunu açıkça ifade etmek, bu doğrultuda yaşamaya gayret etmek, gericiliğin ve mezhepçiliğin hakim olduğu bir devlet ve toplum gerçeğinde her yönüyle dezavantajlı bir durumdur.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen yinede Aleviliği bırakmak, Alevilikten vazgeçmek ve Alevilik yerine egemen inanca özenmek, onların kötü bir taklitçisi kabul edilemez bir durumdur.

Her hangi bir nedenden dolayı egemen olana öykünmek, özenmek, onlar gibi olmaya çalışmak nazarımızda kabul edilmez bir durumdur.

Çünkü egemen olanın kendisi sorunlu ve aşılması, reforme edilmesi, dönüştürülmesi kaçınılmaz olandır.

Bu haliyle ne kadar egemen olursa olsun, sayısal olarak ne kadar çok olunursa olunsun insanlığın geleceğinde yeri olmayacaktır.

Korkuyu esas alan, kendisi gibi olmayana baskı, şiddet ve ölümü reva gören bir anlayışın geleceği olabilir mi?

Kadını yok sayan, hayatın her alanında erkek egemen anlayışı tüm zorbalığıyla dayatan bir anlayışın geleceği olabilir mi?

Hak adına, Allah adına, kutsallar adına insan yaşamını hiçe sayan ve böylece hiç bir kutsallık tanımayan bir anlayışın geleceği olabilir mi?

Kendisi dışındaki hiç bir değeri, inancı, doğruyu kabul etmeyen, kendisini yegane ve biricik inanç ve değer olarak gören ve tüm yöntemlerle bunu kendisi gibi olmayan herkese dayatan bir anlayışın geleceği olabilir mi?

Geleceği olmayan böylesi bir anlayışı taklit etmek, onlara benzemeye çalışmak elbette ki kabul edilemez bir durumdur.

Kabul edilemez, çünkü salt geleceği olmadığı ve gayri insani içerikte olduğu için değil, bunun yanı sıra inancımız olan Aleviliğin insana verdiği değerlerin güzelliğinden dolayıda kabul edilemez bir durumdur.

Alevilik inancında farklı olana, yani dini, dili, rengi, cinsiyeti, etnik kimliği farklı olana baskı ve şiddet, ötekileştirme ve zorla kendine benzetme yok.

Korku ve öldürme yerine sevgi ve yaşatmak var.

Barış var Alevilikte.

İnsanın kendisiyle, çevresiyle, doğayla barışıklığını esas alan, ilke haline getiren bir inançtır Alevilik.

Yaşamın sevgi üzerine var olduğunu temel olarak ortaya koymuş olan ve sevgi ile tüm yaşamın devam yaşanmasını olmazsa olmaz kural olarak ortaya koymuş bir inançtır Alevilik.

Haktan korkmak yerine sevmek ve Hakkın yaratmış olduğu cümle varlığa da aynı nazar ile bakıp sevmek...

Lafı uzatmaya gerek yok.

Az çok inançları ve değer yargılarını bilenler neyin ne olduğunu apaçık olarak göreceklerdir.

Yeter ki ön yargısız bir şekilde, objektif olarak ele alınsın.

Sonuç olarak Alevilik en değerli zümrütken başkasının hiç bir değeri olmayan yanıltıcı süsleri ile uğraşmak doğru ve yerinde bir tavır değildir.

Hiç bir sayısal çoğunluk, baskı ve şiddet bizleri Alevi olmaktan alıkoymasın.

Bize göre Alevi olmak, Alevi inanç ve değerleriyle hayata anlam ve mana katmak varoluşa verebileceğimiz en soylu cevaptır.

O halde bu cevabı vermek varken neden geleceği olmayan, korku ve baskı ile kendi egemenliğini yaşatan bir anlayışa özenelim ki?

 Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!