atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Varlığıma Notlar

1.

Bir insan yüreğinde yaşanılanın kaçta kaçını anlatabilir ki?

Anlattıklarının ne kadarı layıkıyla, doğru bir şekilde anlaşılır ki?

Varlığımsın, varlığıyla kendim olduğum, ben olduğum, tamamlandığımsın.

Hak seni korusun, Hızır gözetlesin, Şah-ı Merdan elinden tutsun, erenler yoldasın, veliler kılavuzun olsun.

Yolun daima hakikat üzeri olsun.

Gözünden yaş, duvarından taş dökülmesin.

Sofran artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin.

Sağlık, sıhhat, huzur ve mutluluk her nefeste seninle olsun.

Cansın, canın cümle canları var eden en güzelin sonsuzluk deryasıyla layıkıyla yaşanmış bir yaşamdan sonra yek olsun.

Yolsun, yolumsun, cansın, candaşımsın ve değil bir an, daimisin.

 

 

2.

İnsan denen varlık; yarımdır, eksiktir.

Bütünleşmesi, tam olması, birlik haline ulaşması gerekiyor.

Tüm yaşam bir noktada bu arayıştan ibarettir.

Tam olma, bütün olma, birlik olmak arayışı.

Birlik olmak, tamamlanma insanın kendisi olmasıdır.

Tamamlanmayan insan kendisi değildir.

Kendisi olan insan, kemaleti yakalamış, cümle varlığı kavramış, varoluşun sırr-ı hakikatlerine ulaşmış kişidir.

Sen, benim tamam olmam, ben olmamsın.

Cümle gerçeklere açılan sır kapımsın.

 

3.

Seven, gönülden birlikteliği yakalamış olan, aynı duygu boyutunu tutturmuş olan birisi için cemalin uzaklığının bir anlamı olur mu?

Ötelerin ötesinin bilincinde olan, bedensel varlıktan önce ve sonra ki varlığın sezgisinde olan birisi için, sevmekten daha değerli bir şey var mıdır?

Cümle varlık, kainat ve insan sevgiden dolayı ve sevgi için mevcut değil mi?

O halde cemalin uzaklığı esas değildir, gönlün yakınlığıdır asıl olan.

Gönülleri bir eylemek, aşkı ve sevdayı elle tutulur gözle görülür hale getirmek isteyen kişilerin sevdasıdır baki olan.

Bu sevda da değil cemal, var olan dünyevi tüm varlıkların dahi bir değeri yoktur.

Esas olan gönül, duygu ve yol birlikteliğidir.

Yani yola yoldaş, hala haldaş, cana candaş olmaktır asıl amaç.

Sen yoldaşım, haldaşım ve candaşımsın.

 

4.

Sevmek.

Sevmek, aslında insanın kendisinden geçip sevdiği kişi ile bir olmasıdır.

Aradan ikiliği çıkartıp birlik haline ulaşmasıdır.

Bu durumda daha kişinin kendisi esas değildir.

Sevdiği kişi hayatın ve arzın merkezindedir.

Onun gülmesi adeta güneşin doğması, bakışı en yüce dağların un ufak olması, yürümesi ve endamı doğada ki hiç bir güzellikle kıyaslanmayacak bir güzelliğin dışa vurumudur.

Öyle bir gülme, bakış ve endam ki yürek tellerinin titremesi, yüreğin coşması, kalbin tatlı bir şekilde ağrımasıdır.

Öyle bir ağrı ki insan neden daha önce böyle bir ağrı yaşamadı diye hayıflanır.

Öyle bir titreme ki bunun mümkün olduğuna, daha aynı kişi olduğuna inanamaz olur.

Sevmek budur işte.

İnsanın başkalaşması ama özünde tamamlanıp kendisi olmasıdır.

 

5.

Bir insanı özünden dolayı değil, kabuğundan dolayı yani dış güzelliğinden dolayı sevmek her kişinin yaptığı bir şeydir.

Fakat bir insanın kabuğunu değilde, özünü esas alıp sevmek; işte o her kişinin değil, er kişinin işidir.

Esas olan bu değil midir?

Özüyle, özünün güzelliğinden dolayı sevmek.

Öyle ambalaj ile değil, kabuk ve biçim ile değil, öz ile sevmek.

Dış güzelliğe (veya çirkinliğe) aldırmadan insanın içini, yüreğinin güzelliğini görerek değerlendirmek.

Öyle markalı elbiseler, takılar ve statü ile değil, insanlığı ile yargılamak, değerlendirmek ve anlam verebilmek... yüreği ile, yüreği için sevmek..

Esas olan, doğru olan bu değil midir?

Her kişinin yaptığını yapabilmek marifet değildir, asıl marifet er kişinin yaptığını yapabilmektir.

Erin dişisi erkeği yoktur.

Er kişi erdir, yiğittir, özü görendir.

Ve sen er kişisin.

Erlerin erisin.

 

 

6.

Çaresizlik, yoksunluk ve yoksulluk sevgi karşısında ne yapabilir ki?

Sevgi esas ve asıl olan değil midir?

Sevgi su misali akar ve yatağını bulur.

Sevgisiz bir yaşam, yaşanmadan yaşanmış olan bir yaşamdır.

Sevgisiz gönüller kıraç topraklar misalidir; bakımsız ve  verimsiz.

Oysa gönül gönül çağlayan olmalıdır.

Yemyeşil, gümbür gümbür, yaşam ve gelecek dolu.

Sen öylesin candaşım.

Yaşam dolusun, yemyeşil, bahar ve güneş misali.

Çağlayansın, berrak ve duru, durmaksızın akan, yaşam damarlarına kan misali.

Umutsun sen candaşım.

Dostluğun ve sevginin elle tutulur şekilde yaşandığına umut.

Sen cansın, candaşsın, Hakkın  adeta en büyük mucizesizin candaşım.

 

 

7.

Her kaba, her şekle girer insan.

Girer de bir gönüle girmesi çok zor.

Gönül neden böyle önemli?

Gönül, erenlerimizin ifadesi ile “Hakkın evidir”.

Gönle giren, bir manada Hakka misafir olur.

Hakka misafirlikten daha değerli ne ola ki?

Onun için işimiz sevgidir, işimiz gönül yapmaktır, işimiz gönüllere mihman olup gönüllerde yer almaktır.

Para veya pul ile, makam veya mevki ile, şan veyahut şöhret ile işimiz yoktur.

İşimiz gönüllere girmek, gönüllerin aydınlığında yol almaktır.

Ve sen, sen gönüllerin kapısını açan anahtarsın.

Güzelliklere açılan penceresin.

Hakka ulaştıran yol, susuz yolculukta su ve azıksın.

Candaşsın, ötesi yok ki.

 

8.

Denilir ki; insanlar arasında sevgi oluşunca ve bu oluşan sevgi tamama ermeyince, yani seven iki insan bir araya gelmedi mi aşk meydana gelir.

Yine denilir ki; seven ve bir araya gelenlerin aşkı olmaz.

Bunu diyenler bazı geçici duyguları aşk olarak bilenler olsa gerek.

Asıl aşk, kavuştuktan sonra devam eder.

Eder ve aşk kavuştuktan sonra dem be dem yenilenir, çoğalır, büyür, derinleşir, gelişir.

Tüm ömür o aşkın coşkusu ve büyüsü ile saniyeler misali yaşanır.

Aşk kavuşamama hali ile oluşan değildir, kavuştuktan sonra da devam edendir.

Aşk bu noktada, ondan önceki ömrün bu aşamaya hazırlık olduğudur.

O kişiden önce hayat, sadece hayatmış.

Oysa şimdi hayat, yaşamdır.

Öyle bir yaşam ki her an, her saniye onunla dolu, onunla bütün, onunla tamam.

Saplantı değil bu, gerçek anlamıyla aşktır bu.

Asıl saplantı, bir şey yaşamadan aşk yaşadığını sananlar değiller midir?

Hem varsın saplantı olsun, hastalıklı bir hal olsun.

Bu aşk için deli olmak değil, ölmek bile yetmez ki...

 

9.

Arı olmak ve arıtıcı olmak; sevgi ve aşk böyledir.

Arıtır, insanı temizler, berrak ve pir u pak hale getirir.

Bu anlamıyla bile aşk tanrısaldır.

Çünkü Hakkın insandan isteği arı ve duru bir insan/insanlık değil midir?

Tüm kir ve pastan arınmış, bütün gıybet ve kinden uzaklaşmış ve sevgi ile tüm yaşamı kucaklamaya çabalayan biri olmak..

Sen öylesin candaşım.

Arı ve duru bir şekilde arınmaya, temiz olmaya, insanlaşmaya davetsin.

Seninle arındım ben.

Seninle kendim oldum, surette değil, manada insanlaştım ben.

Sen doğrusun candaşım.

İnancın Hak inancı, yolun hakikat yoludur.

İnancını bana sevdiren, yolunda yürümeyi nasip eden güzellerin en güzeline şükranlarımla...

 

10.

Şu sonsuz kainatta toz zerresi büyüklüğünde dahi olmayan bir dünyada yaşayan küçük bir varlığız.

Kaçımızı varlığımızın bilincindeyiz?

Kaçımız kainatta nokta olmayı kabullendi ve kaçımız sonsuz kainatı kendimizde noktalaştırdık?

Sen, candaşım; ilmin ve sezginle, sarsılmaz bağlılığın ve hakikatlere olan tutkun ile nokta kalmayı ve her şeyi noktalamayı somut hale getirensin.

 

11.

Sevmekten daha yüce bir duygu var mıdır?

İyilik yapmaktan, iyilikte bulunmaktan daha onurlu bir davranış var mıdır?

Kin ve kibir ile, para hırsı ve iktidar tutkusu ile kim ne kadar menzil almış ki?

Esas olan: “Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde” düsturuyla cüzzi irade dahilinde olanı yapmak ve külli iradeye selam durmak değil midir?

Bütün bunları içselleştirmek, özümsemek ve adım adım hayata geçirmek...

İşte sen seven ve iyilikte bulunansın.

Sevilmek ve iyiliğine karşılık beklemeksizin bunu yapansın.

Bu insanlığın zirve noktası değil midir?

Sen işte candaşım, surette insanı aşıp manada insan olansın.

 

12.

Ölmeden önce ölenler için bedensel ölümün bir anlamı olabilir mi?

Onlar için bildiğimiz manada bir ölüm olmadığı gibi, ölüm vuslata erme, sevgiliye kavuşma, geldiği öze geri dönmektir.

Ölüm biz sıradan varlıklar içindir.

Özü kemalete ulaşmamış, her dem çığ olmakta direten, ufku dar, bencil ve çıkarcı olanlar içindir ölüm.

Oysa kamiller için, Hakkın sırrına erenler için, ölmeden ölenler için; ölen tendir, can ölmez.

Sen sevginin elle tutulur kanıtı, iyiliği yaşam biçimi haline getirmiş olmanın en somut hali ve canın ölmezliğinin en büyük delilisin benim için.

Senin içindir başlangıç (Big Bang).

Senin için sonsuzluk.

Senin içindir dile gelen cümle güzel sözler.

Sen varlığımsın.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!